Ne Aramıştın?

Yeme, içme, gezme, görme, gülme, annelik, babalık, çocukluk, sanat, çizme, boyama, müzik, tiyatro, film..

Thursday, November 1, 2012

Hemşire ve Diğer Olaylar

Sağlık ocağından arayan hemşire ile diyaloğumuz;

hemş - zoi hanım ekrandaki sayfanızı doldurmam lazım bir kaç soru soracağıdım..
zp - buyrün
hemş - bebenin boyu, kilosu, zart, zurt, kansızlık durumunuz, ıvır, kıvır?
zp - şu, bu, şi, bu, şibu mi..
hemş - bir de korunuyor musunuz acebağ?
zp - nöeey?
hemş - şu andaki korunma yönteminiz?
zp - öyle bi durumumuz yok!?
hemş - nası yani?
zp - kankayız biz..
hemş - ne yazayım ben buraya?
zp - yatakları ayırmışlar yaz!
hemş - korunmuyorlar yazıyorum.
zp - zaten gerek yok!
hemş - o zaman ikinci çocuk düşünüyorsunuz?
zp - bu şartlar altında zor.
hemş - vitamin kullanın..
zp - ne içün?
hemş - hormonel..
zp - zorunda mıyım?
hemş - yok!
zp - o zaman iyi günner..

Ve böylece devletin ekranına "korunmuyorlar ve ikinci çocuk istiyorlar" diye not düşüldü. Devlet bi açsında bundan önce neler yazmışım asıl o ekrana baksın. Hemşireyle yatak muhabbeti yaptık ya la.

Kanka da devlet yatağımıza kadar girdi diye dalga geçti. Ne açıklama yapıyorsun diye kızdı. Neyi açıklamışım ya? Öyle bi durum yok dedim ben. Şeyin şeyini şey etmiyoruz demedim. Gayet üstü kapalı konuştum. Yurdum hemşiresinin aklı zehir gibi. Hemen çözdü olayı ben ne yapayım..

Canavar yapma olayından hevesim geçti hacı. Çizdiğim, kestiğim kumaşlar öyle bana bakıyor. Akşamları film izlemeye başladım. Gerçi 8 ayda film, sinema camiasında hiç bir değişiklik olmamış. Hala inandırıcılıktan yoksun bilim kurgular, acıklı ya da romantik saçmalıklar ya da kusunç komedi filmleri.

Bi şu ejderha dövmeli kızı izledim gaza geldim. Dövme yaptırayım, ne bileyim burnuma öküz gibi halka takayım, deri pantolon giyip motora atlayayım, bardak bardak viski içeyim, kaskı çıkartıp bi cuara yakayım falan diye düşündüm. Ama işte gaza geliyorum sonra oturup bebenin b*kunu temizleyip kuru fasulye pişirirken yatak topluyorum falan ya. Olmuyor. Olamıyor.

Koskoca 10 ay nası geçti ya? Sene bitiyor hacı uyan uyan. Geçen sene bu zamanlar koca göbeğimle ay bi doğsa da sevsek diye rahat rahat dolaşıyorduk. Gerçi karpantünel sendromu olmuştum hamilelikte. Elimin sancısı ve uyuşukluğu canıma yettiydi.

Bi de bin hamileden birinde olan horlama sendromuna yakalanmıştım. Adam beni doktora şikayet etmişti. Doktor bey gece uyuyamıyorum çok horluyor diye. Karnımda bebe, g*tüm başım şişmiş, ellerim uyuşmuş, dizlerim beni tartmıyor!! Adamın derdi uyuyamamak. Horlaya horlaya uyudum oh canıma değsin. Zaten o günden beri ölümüne kankayız..

Başka başka. Bebenin burnu tıkalı. Dün akşam epey sıkıntılıydı. Dönüp durdu yatakta. İki gündür böyle de dün artık top seviyeye ulaştı. İki saate bi serum fizyolozik sıkıyorum. Okyanus suyu var dediler ona bakıcam şimdi. Gerçi kankaya dedim okyanus suyu, havası lazımmış kıza, atlayıp gidelim bizim miami'deki yazlığa. Hıhıeved gidelim dedi.

Neyse hacı biz gezmeye gidiyoruz.

Haydi sana iyi okumalar.

Ben kaçtım..

mobil hareketler
Location:Ev

4 comments:

  1. Çok geçmiş olsun.
    Sağlık ocaklarının hemşire muhabbetleri gerçekten çok komik oluyor, fevkalade ilgili ve kibarlar bi kere ama o kadar abartı ki insan şüpheye düşüyor bunun niyeti ne diye :) meğer onlara da yaptırım uyguluyorlarmış, eksik bilgilerde maaşlarından filan kesiyorlarmış, hemşirenin günahı yok yani muhabbetin absürdlüğünde :)
    bu arada kankalığı fazla uzatma derim, sonrası pek hayırlı olmuyor,
    imza: bir dost :P

    ReplyDelete
  2. Okyanus suyumu dedin gel haci gel burda tasti okyanus sulari istemedigim kadar heryerdeler :D bak baska bisey istesen olacakmis diyor ve basvuruyu son gune birakma diyorum sonra dediydi dersin nokta.

    ReplyDelete

 
Designed by Beautifully Chaotic